Başbakan Yardımcısı Canikli: Onların Beklediği Kriz Gelmemiştir Ve Gelmeyecektir

Başbakan Yardımcısı Canikli: Onların Beklediği Kriz Gelmemiştir Ve Gelmeyecektir
Canikli, Türk Lirası üzerinde bir baskı olduğunu belirterek, "Bu baskının çok büyük oranda küresel faktörlerden kaynaklandığının ve dışardan geldiğinin...

- Canikli, Türk Lirası üzerinde bir baskı olduğunu belirterek, "Bu baskının çok büyük oranda küresel faktörlerden kaynaklandığının ve dışardan geldiğinin altını çizmek gerekiyor. Türk Lirasının dolar karşısındaki değer kaybı sadece Türkiye'deki dinamiklerin, ekonomik gelişmelerin ortaya çıkardığı bir durum değildir" ifadelerini kullandı.

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türkiye'de son günlerde birileri tarafından kriz tellallığı yapıldığını belirterek, "Onların beklediği kriz gelmemiştir ve gelmeyecektir. Bundan yana hiç kimsenin en ufak bir kuşkusu olmasın" dedi.

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Borsa İstanbul Gong Töreni'nden konuştu. Bugün özellikle doların bütün para birimleri karşısında çok ciddi değer kazanmasının sıkıntılar ortaya çıkardığını söyleyen Canikli, "Türk Lirası üzerinde de bir baskı söz konusu. Bu baskının çok büyük oranda küresel faktörlerden kaynaklandığının ve dışardan geldiğinin altını çizmek gerekiyor. Türk Lirasının dolar karşısındaki değer kaybı sadece Türkiye'deki dinamiklerin, ekonomik gelişmelerin ortaya çıkardığı bir durum değildir. Çok kısa süre içerisinde Avro'nun dolar karşısındaki değeri 1.12'lerden bugün 1.6'lara kadar gerilemiştir. Aynı şey diğer bütün para birimleri için de geçerlidir" dedi.

-"KUR POLİTİKASI BU TÜR DALGALANMALARIN KALICI HASAR BIRAKMASINA ENGELDİR"-

Canikli uygulanan dalgalı kur politikasının piyasadaki dalgalanmaların kalıcı hasar bırakmasını engellediğini belirterek, şöyle açıkladı:

"Doların karşısında TL'nin değer kaybı hiçbir şekilde makro göstergeleri kalıcı olumsuz bir şekilde etkileme kapasitesine sahip değildir. Çünkü uygulanan kur politikası, bu tür dalgalanmaların, makro göstergeler üzerinde ciddi ölçüde kalıcı bir hasar bırakmasının önünde engel bir sistemdir. Ani değer değişimlerinin makro göstergeler üzerinde olumsuz, kalıcı etkiler yapabilecek bir durum bu modelde hiçbir zaman ortaya çıkmamaktadır. Tamamen küresel faktörlerden kaynaklanan TL'nin dolar karşısında değer kaybından yola çıkarak, makro göstergeler üzerine olumsuz yorumlar yapmak kesinlikle doğru değildir. Piyasa kısa süre içerisinde bu değişimlere uyum sağlar ve yoluna devam eder."

-"AMERİKA'DAKİ FAİZ ARTIŞI BEKLENTİSİ NEDENİYLE DOLARIN DEĞER KAZANMASI SÖZ KONUSU"-

Dolardaki değişimin büyük ölçüde Amerika'daki faiz beklentilerinden kaynaklandığını söyleyen Canikli, "Özellikle son aylarda ve son haftalarda Amerika'dan gelen büyüme datalarının olumlu seyretmesi nedeniyle faiz artışı beklentisinin güçlenmesi nedeniyle doların bütün para birimleri karşısında değer kazanması söz konusu. Amerikan seçim sonuçlarının ortaya çıkardığı beklenmeyen durum, doların değer kazanması sonucunu ortaya çıkarmıştır" dedi.

-"TL'NİN DEĞER KAYBETMESİ YATIRIMCILARIN VARLIKLARINI OLUMSUZ ETKİLER"-

TL'deki dalga boyunun çok rahatsız edici bir noktaya gelmesini engelleyen birçok neden olduğunu belirten Başbakan Yardımcısı Canikli, şöyle devam etti:

"Bunlardan bir tanesi Türkiye'deki uluslararası yabancı yatırımcıların varlığıdır. Hem portföy yatırımcıları için hem de doğrudan yatırımcılar için geçerli bu değerlendirme. TL'nin aşırı oranda dolar karşısında değer kaybetmesi her şeyden önce bu yatırımcıların varlıklarını ciddi anlamda olumsuz yönde etkiler. O nedenle Türkiye'deki uluslararası yatırımcılar dalgalanmadaki dalga boyunun rahatsız edici boyuta ulaşmasının önündeki en büyük dengeleyici faktörlerden bir tanesidir."

-"ŞU ANDA İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ DALGALANMALARIN BOYU ALT SEVİYEDEDİR"-

Türkiye'de son günlerde birileri tarafından kriz tellallığı yapıldığını ifade eden Canikli, kendilerinin bu söylemlere yabancı olmadığını, son 10 yılda her bütçe görüşmelerinde kriz çağrısı yapıldığını belirterek şunları söyledi:

"Onların beklediği kriz gelmemiştir ve gelmeyecektir. Bundan yana hiç kimsenin en ufak bir kuşkusu olmasın. 2008-2009 yılında yaşadığımız dalgalanmalarla kıyaslandığında, şu anda içinde bulunduğumuz dönemdeki dalgalanmaların boyu kesinlikle daha alt seviyededir. 17-25 2013 sonunda yaşanan darbe teşebbüsleri, daha sonra gezi olaylarında ortaya çıkan dalga boyları kesinlikle şu an yaşadığımızdan daha alt seviyede idi. O zaman da birileri ısrarlı bir şekilde kriz çağrısında bulundu. Bugünlerde de benzer çağrıları görüyoruz. Bunların hiçbirinin bilimsel bir değeri yoktur. Gelişen olayları rasyonel olarak izah etmekten son derece uzaktır. 10 yıldan beri çağırdıkları kriz gelmediği gibi bu dalgalanma için de bekledikleri kriz gelmeyecektir.

Elbette bu süreç yaşanırken ekonomi yönetiminin hiçbir adım atmaması karar almaması gibi bir durum da söz konusu değildir elbette. Yine özellikle ilgilenenlerin yakından takip ettiği gibi ilgili ekonomi kuruluşları tarafından kararlar alınmakta ve alınmaya devam edilecektir."

-"KRİZ ÇAĞRILARI YATIRIM VE TÜKETİM TALEBİNİN ERTELENMESİNE KATKI SAĞLADI"-

Yapılan kriz çağrılarının yatırım ve tüketim talebinin ertelenmesine belli ölçülerde katkı sağladığını kaydeden Canikli, "Bu gibi dönemlerde yapılabilecek en olumsuz davranış hem ekonomik ajanlar hem de ekonomik kurumlar ve kuruluşlar açısından yatırım ve tüketim talep kararlarının ertelenmesidir. Daha önceki dalgalanmalarda da Türkiye tüketici bu tuzağa düşmedi, bu sefer de böyle bir yanılgı ortaya çıkmayacaktır. Elbette mikro bazda birtakım kararlar alınabilir ama bunlar tüm makroları olumsuz yönde etkileyecek düzeye ulaşmayacaktır" dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.