Gurria'dan 'To-do Lıst': Türkiye Kriz Sonrası Performansta Oecd Üst Sınıf Ülkeleri Arasına Yaklaştı Ama...
-OECD Genel Sekreteri Angel Gurria "OECD Türkiye Ekonomik İnceleme Raporu"nun sunumu için Gaziantep'e geldi.
-Başbakan Mehmet Şimşek ile birlikte bir toplantıya katılan Gurria, Türkiye için övgüler yanında eleştiri ve önerilere de yer verdi.
-Gurria: "Türkiye "temel yönetişimde" diğer OECD ülkelerin arkasında geç kalmış görünüyor. Üç alan özellikle göze çarpıyor, yargı sisteminin daha güvenilir sonuçlar ürettiği algısı bulunmalı, yolsuzluk algıları sınırlandırılmalı, devlet yardımlarının şeffaflığı güçlendirilmeli."
-OECD Genel Sekreteri: "Türkiye geçen birkaç yıl içinde olağanüstü iyi şeyler yaptı, fakat rehavete kapılma durumunda değiliz. Türkiye'nin zorlu bir "to-do list'i (yapılacaklar listesi) var ama daima sürdürülebilir ve başarılı bir ekonominin yararlarını yaygınlaştırmaya yönelik vaadleri üzerine çalışıyor"
Orhan Aysezen - OECD Genel Sekreteri Angel Gurria Türkiye'nin "kriz sonrası ekonomik performans" açısından üst sınıf OECD ülkeleri arasına yaklaştığını bildirdi. Gurria Türk ekonomisinin şimdiki durumu ve potansiyeline övgülerini aktarırken önemli eleştiri ve uyarılarda da bulundu. Gurria, "Türkiye "temel yönetişimde" diğer OECD ülkelerin arkasında geç kalmış görünüyor. Üç alan özellikle göze çarpıyor, yargı sisteminin daha güvenilir sonuçlar ürettiği algısı bulunmalı, yolsuzluk algıları sınırlandırılmalı, devlet yardımlarının şeffaflığı güçlendirilmeli" dedi. Angel Gurria, "Türkiye geçen birkaç yıl içinde olağanüstü iyi şeyler yaptı, fakat burada ipuçlarını verdiğim gibi rehavete kapılma durumunda değiliz. Türkiye'nin zorlu bir "to-do list'i (yapılacaklar listesi) var ama daima sürdürülebilir ve başarılı bir ekonominin yararlarını yaygınlaştırmaya yönelik vaadleri üzerine çalışıyor" değerlendirmesinde bulundu.OECD Genel Sekreteri Angel Gurria Türkiye Ekonomik İnceleme Raporu'nun sunumu dolayısıyla yaptığı açıklamada, dünyada ülkelerin yavşa büyüme, uluslararası ticaret ve yatırımda zayıf bir iyileşme artan belirsizlik gibi zorluklarla karşı karşıya bulunduklarını bildirdi. Tüm bu konuların Türkiye için de geçerli olduğunu kaydeden Gurria, "Ancak yine de bir umut ışı var" dedi ve şöyle devam etti:
"Türk iş alemi direnç ve sıradışı bir çok yönlülük sergiliyor. İhracat daha umut verici piyasalara doğru yeniden yönlendiriliyor. Rusya ile ilişkilerin yeniden başlaması elbette büyük bir haber ve İran ile de iyi sinyaller var. Türkiye'nin canlı iş alemine ve genç, dinamik ve şimdi daha iyi eğitilmiş nüfusunun bu zor küresel zamanların üstesinden gelebileceğine ve yeni fırsatlar ele geçirebileceğine güveniyorum."
Türkiye'de GSYH artışının son yıllarda birçok küresel ve bölgesel dalgalanmalara karşın dirençli kaldığını, yıllık büyümenin son dört yılda ortalama yüzde 4.4 gerçekleştiğini, krizden önce 2007 yılına kadar olan reel GSYH ile karşılandığında yüzde 33 daha yüksek bir GSYH ile karşılaşıldığını anlatan Gurria, "Net 6.4 milyon iş yaratıldı" dedi.
Angel Gurria, "Bu Türkiye'yi rahatça, OECD ülkeler arasında kriz sonrası performans anlamında üst sınıf ülkelere yakın bir yere yerleştiriyor" dedi.
Güçlü büyümenin sosyal kapsayıcılığın ilerlemesine de yardımcı olduğunu belirten Gurria şu bilgileri verdi:
"-İstihdam geçen onyılda, en fazla, en kırılgan işçilerin yararına olmak üzere yükseldi.
-Düşük eğitim geçmişi bulunan kadın ve erkek işçilerin istihdamı yükseldi ancak kadın-erkek istihdam oranları arasında uçurum büyük ve azaltılmalı.
-Aynı zamanda mutlak yoksulluk oranı 2006'daki yüzde 13 rakamından, 2014'te yüzde 2'ye düştü. En düşük hanehalkı gelire sahip beşte birin ortalama geliri, 2007-13 arasında reel rakamlarla yüzde 20 arttı. Farklı düzeylerde kesin gelir farklılıkları büyük kalsa da bu, diğer yüksek gelir gruplarıyla bir yakınsamayı getirdi.
-Büyüme dinamiklerinin çeşitliliği Türkiye'nin en büyük güçlerinden biri olarak gösterildi. İhracata yönelik üretim, Doğu, Batı ve Güney'de birçok bölgeler, sektörler ve ihracat piyasaları boyunca genişledi! Türkiye Doğu Asya'dan Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesine değin ve ABD'de olmak üzere birçok piyasada ihracat piyasa payı elde etti.
-Ekonomik aktivitenin çeşitlenmesi bu yıl özellikle turizm olmak üzere spesifik sektörlerde artması olası zorlukların ılımlılaştırılmasına yardımcı olacak."
-UYARILAR DA VAR: İÇ TÜKETİM VE DIŞ TASARRUFLAR İKİZ BAĞIMLILIK-
Türkiye'nin basit bir şekilde yoluna şimdiki şekilde devam edemeyeceğini kaydeden Gurria, uyarılarda da bulundu. Gurria "Büyüme, hala hanehalkı tümetimiyle büyük bir boyuta gelen tüketimle dengesiz. Özel tüketim geçen onyılda yıllık yüzde 8-10 arttı, bu çok yüksek bir oran! Ayrıca GSYH'da hanehalkı tüketiminin payı OECD ülkeleri arasında ikinci olmak üzere yüzde 69.
-Tüketicilerin kredi kullanımı büyümeyi yavaşlatmış olabilir, ancak dış dengesizliklerin daha da yükselmesini başarılı şekilde engelledi.
-Yaygın tüketicinin sürüklediği büyüme çerçevesinde dış açık, güçlü şekilde büyüyerek GSYH'nın yüzde 8'ine ulaştı. Dış borç yükseldi ve Türkiye'nin uluslararası varlık pozisyonu, 2015'te Türkiye'nin net yükümlülüklerinin GSYH'nın yüzde 51'ine ulaşmasıyla kötüleşti. AB'de ise bu oran yüzde 32 idi. İleri bakıldığında Türkiye, iç tüketim ve dış tasarruflara ikiz bağımlılığını düşürme ve iç tasarrufları yükseltme gereksinimi içinde.
-Bunları büyümeyi yavaşlatmadan ve potansiyelinin altında tutmadan yapmak için ihracat artırılmalı. Büyümenin ihracata ve özel tüketime daha az bağlılığa doğru yeniden dengelenmesi Türkiye'nin önündeki en büyük görev.
-Yeniden dengelenme Türk ekonomisinin verimliliğinin, dış rekabetçiliğinin ve küresel veri zincirlerine katılıımının artırılmasını gerektiriyor. Bunun için Türkiye'de, şu ana değin tam olarak yararlanılmamış olan büyük bir potansiyel var.
-Endüstriyel yapıda çok fazla düşük verimlilikli küçük firmalar var, yeterli miktarda yüksek verimlilikteki orta-büyük firmalar bulunmuyor. Ekonomiye yeni teknolojiler ve know-how pompalayan doğrudan yabancı yatırım firmalarırın payı da düşük.
-En verimli ve umut vadedici firmaların daha hızlı büyümesi gerekiyor. Şu anda iş ortamı halihazırdaki yapının sağlam bir şekilde yerleşmesini sağlayan bir dizi noksanlıklar sergiliyor. İş ortamındaki bu bozulmalar küçük firmalara küçük kalmaları yönünde teşvikte bulunuyor ve kayıtdışılığa teşvik ediyor."
-REFORMLAR-
Eylem ve kalkınma planlarının, Türk yetkililerin geniş kapsamlı reformlardan haberdar olduğuun gösterdiğini kaydeden Angel Gurria, "Bu planlar yapısal değişimden, ek büyüme ve daha yüksek yaşam standartları yoluyla beklenen kazanımları ele alıyor. Yeni hükümet tarafından sürdürülen 2016 Eylem Planını çok memnun bir şekilde karşılıyoruz" dedi.
-ÖNERİLER-
Türkiye'nin daha sürdürülebilir bir uzun vadeli büyüme yoluna girmesinde yardımcı olabilecek OEDC raporundaki tavsiyeler üzerinde durmak istediğini belirten Angel Gurria şöyle dedi:
"-İlk olarak eğitim ve insani sermaye açısından, OECD TÜrikye'ye eğitim politikalarının çok geniş bir alanlar setine yayılmasını tavsiye ediyor. 2005'ten bu yana eğitem kamu harcamalarında hızlı bir yükselişe (yaklaşık yüzde 60) ve öğrenci kayıt oranlarında aynı ana rastlayan artışa karşın, kişi başına eğitim harcaması OECD ortalamalarının çok uzağında.
-Daha fazla özerklik ve okul seviyesinde hesap verilebilirlik gibi "iyi eğitim uygulamaları" henüz yerine getirilmiş değil. Türkiye'nin, küçük öğrenciler ve yetişkinlerin beceri ve yeteneklerinde, gerçek sonuçlar üzerine yükselecek politikaları geliştirmek için, OECD'nin PISA ve PIAAC gibi uluslararası değerlendirme araçlarından yararlanmasını öneriyoruz.
-İkinci olarak Türkiye emek piyasası reformlarından, asgari ücretin daha dengeli bir şekilde kullanılmasından ve iş ruhsatlarının kolaylaştırılmasından önemli yararlar elde edebilir. Türkiye'ye, rekabetçiliği yükseltecek daha geniş bir reform paketinin bir parçası olarak, rekabetçiliğin önündeki engellerin saptanması için OECD Rekabet Değerlendirme Gözden Geçirme sürecini kabul etmesini tavsiye ediyoruz.
-Son ama daha önemsiz olmamak üzere, Türkiye "temel yönetişimde" diğer OECD ülkelerin arkasında geç kalmış görünüyor. Üç alan özellikle göze çarpıyor: i) Yargı sisteminin daha güvenilir sonuçlar ürettiği algısı bulunmalı. ii) yolsuzluk algıları sınırlandırılmalı. iii) devlet yardımlarının şeffaflığı güçlendirilmeli."
-OECD'DEN TÜRKİYE'YE "TO - DO LIST'-
Gurria Gaziantep konuşmasını "Türkiye geçen birkaç yıl içinde olağanüstü iyi şeyler yaptı, fakat burada ipuçlarını verdiğim gibi rehavete kapılma durumunda değiliz. Türkiye'nin zorlu bir "to-do list'i (yapılacaklar listesi) var ama daima sürdürülebilir ve başarılı bir ekonominin yararlarını yaygınlaştırmaya yönelik vaadleri üzerine çalışıyor" değerlendirmesiyle bitirdi.
(HM/ORH)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.