Ömrünü anahtara adadı, 84 yaşında hâlâ tezgâh başında
Sivas’ta 55 yıldır kendi geliştirdiği torna makinesiyle anahtar üretmeye devam eden 84 yaşındaki Celal Gülseven, modern makinelere güvenmediği için kendi makinesiyle çalışmaya devam ediyor.
Sivas’ta yaşayan 84 yaşındaki Celal Gülseven, 55 yıldır sürdürdüğü anahtarcılık mesleğini ilerleyen yaşına rağmen bırakmayarak çalışmaya devam ediyor. 1942 doğumlu Gülseven, yıllardır anahtar ve kilit tamirlerini yaparak geçimini sağlıyor. Mesleğe uzun yıllar önce başladığını belirten Gülseven, anahtarları eski usul makinelerle tek tek işlediğini söyledi. Kendi geliştirdiği 40 yıllık makineyle çalıştığını ifade eden Gülseven, eski makinelerde yapılan işçiliğin daha hassas olduğunu belirterek el ile işlemesi yapılan anahtarlar da hata payının olmadığını ifade etti. Yeni makinelerin de bulunduğunu ancak genellikle eski makineleri kullanmayı tercih ettiğini dile getiren Gülseven, yaptığı işin hata kabul etmediğini vurguladı.
Kendi yaptığı makineyle 55 yıldır anahtar üreten Celal Gülseven, "55 yıldır ben bu işi yapıyorum. Vatandaşların anahtarlarını, kilitlerini ve araba anahtarlarını tamir ediyorum. Ben bu makinelerde anahtarları elimle tek tek işliyorum. O yüzden de bu makinelerde yaptığımız anahtarlarda hata payımız olmuyor. Hatasız bir şekilde yapıp vatandaşlara teslim ediyorum. Bizim bu işimiz hata kabul etmez. Anahtarları genellikle eski makinelerimizde yapıyorum. Yeni makinelerimiz de var ancak onları ihtiyaç olduğu zaman kullanıyorum." dedi.
Kendi geliştirdiği makineyi 40 yıldır kullanıyor
Gülseven, 40 yıldır kendi geliştirdiği makineyi kullandığını belirterek, "Bu makineyi ben yaptım, 1986 tarihli. Ben genellikle bu makineyle çalışıyorum. Eski makinelerimizde yaptığımız işler milimetrik olduğu için hata kabul etmez. O yüzden bu makinelerle yaptığımız anahtarları da özenle yapıp, çalıştırıp müşteriye teslim etmemiz gerekiyor. Alelad bir işçilik yapamayız. Bazen yeni makinelerde dahi yanlış basım ve hatalı baskılar olabiliyor. Ancak bu eski makinelerde her şeyi kendimiz yaptığımız için hata payımız daha az oluyor. Benim dört çocuğum var; ikisi kız, ikisi erkek. Büyük oğlum benim yanımda çalışıp mesleği öğrendi, o da bu işi yaptı. Çocuklarım da çalıştı, emekli oldular. Ancak ben dükkânda kedim olduğu için evde oturup zaman geçiremedim. Onun yerine vatandaşların anahtarlarını yapıp teslim ediyorum" şeklinde konuştu.
Gençlerin iş öğrenmeyi, zanaat geliştirmeyi sevmediklerini, bu nedenle çırak bulamadığını ifade eden 80’lik usta şunları söyledi. "Bu şekilde uğraşarak hayatımı devam ettiriyorum. Bu zamanda çırak gelmiyor. Çırak olarak gelmek isteyenler de hemen alacakları paranın haftalık mı aylık mı olacağını ya da yemek olarak ne yiyeceklerini soruyorlar. İş öğrenmek veya zanaat yapmak gibi bir niyetleri yok. Biz eskiden bir zanaatkârın, ustanın yanında iş öğrenelim diye düşünüyorduk. Şimdiki gençler de sadece paraya çalışıyorlar. Senelerdir kaç tanesi bu şekilde geldi geçti"

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.